Yüksek Erişilebilirlik İçin Veritabanı Yedekleme Senaryoları

Cadaloz

Yüzbaşı
Katılım
24 Kasım 2025
Mesajlar
1,229
Reaksiyon puanı
47
Günümüz iş dünyasında verilerin sürekliliği ve erişilebilirliği kritik öneme sahiptir. Kurumlar, herhangi bir kesinti veya veri kaybı durumunda operasyonel faaliyetlerini aksatmadan sürdürmeyi hedefler. Bu hedef, yüksek erişilebilirlik ilkesinin temelini oluşturur ve veritabanı yedekleme stratejileri bu ilkenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Doğru yedekleme senaryoları, potansiyel felaketlere karşı bir kalkan görevi görürken, aynı zamanda minimum kapalı kalma süresi ve veri kaybı ile hızlı bir kurtarma imkanı sunar. Bu nedenle, kapsamlı bir yedekleme planı oluşturmak ve düzenli olarak uygulamak, her işletme için stratejik bir zorunluluktur.

Tam Yedekleme: Temel Güvence Stratejisi​


Tam yedekleme, bir veritabanının belirli bir zamandaki eksiksiz kopyasını oluşturan en temel yedekleme türüdür. Bu yöntem, tüm veritabanının, tabloların, indekslerin ve diğer nesnelerin tek bir yedekleme setine dahil edilmesini sağlar. Genellikle haftalık veya aylık periyotlarla yapılır ve diğer yedekleme türleri için bir referans noktası görevi görür. Örneğin, bir felaket kurtarma senaryosunda, veritabanının sıfırdan oluşturulması gerektiğinde tam yedekleme kullanılır. Ancak, büyük veritabanlarında tam yedekleme işlemleri uzun sürebilir ve depolama alanı açısından maliyetli olabilir. Bu nedenle, tam yedeklemeler genellikle daha az sıklıkla planlanır ve aralıkları doğru belirlenmelidir.

Diferansiyel Yedekleme: Hız ve Verimlilik Dengesi​


Diferansiyel yedekleme, son tam yedeklemeden bu yana değişen tüm verileri kaydeder. Bu yöntem, tam yedeklemeye kıyasla daha küçük boyutlu ve daha hızlı tamamlanan yedekler oluşturur. Kurtarma işlemi sırasında, en son tam yedeklemenin üzerine en son diferansiyel yedekleme uygulanarak veritabanı geri yüklenir. Bu, tam yedekleme kadar uzun süren bir geri yükleme süreci gerektirmez. Örneğin, günlük olarak değişen verilerin yoğun olduğu sistemlerde, haftalık tam yedeklemeler arasına diferansiyel yedeklemeler yerleştirmek, hem yedekleme süresini kısaltır hem de depolama alanını optimize eder. Ancak, diferansiyel yedeklemenin boyutu, tam yedeklemeden bu yana geçen süre arttıkça büyür ve artan değişim miktarı kurtarma süresini uzatabilir.

Artımlı Yedekleme: Maksimum Kurtarma Noktası Hızı​


Artımlı yedekleme, son yapılan *herhangi bir* yedeklemeden (tam, diferansiyel veya başka bir artımlı yedeklemeden) bu yana değişen verileri kaydeder. Bu, yedekleme boyutunu minimize eder ve yedekleme işlemini çok hızlı hale getirir. Her artımlı yedekleme, yalnızca en son değişiklikleri içerdiği için günlük operasyonlar üzerindeki yükü en aza indirir. Başka bir deyişle, çok sık yedekleme gerektiren, sürekli değişen veritabanları için idealdir. Ancak, bir felaket anında, tüm artımlı yedeklemeler ve en son tam yedeklemenin zincir halinde doğru sırayla uygulanması gerektiğinden, kurtarma süreci daha karmaşık ve zaman alıcı olabilir. Bu nedenle, artımlı yedeklemelerin yönetimi ve doğrulukları kritik öneme sahiptir.

Günlük (Log) Tabanlı Yedeklemeler ve Zaman Noktası Kurtarma​


Günlük (transaction log) tabanlı yedeklemeler, veritabanında gerçekleştirilen her işlemi kaydeden işlem günlüklerinin yedeklenmesidir. Bu yedekleme türü, veritabanını belirli bir zaman noktasına (point-in-time recovery) geri yükleme yeteneği sağlar. Sürekli yedekleme stratejilerinin temelini oluşturur ve en son veri kaybını minimuma indirmeyi hedefler. Örneğin, bir kullanıcı yanlışlıkla önemli bir veriyi sildiyse, günlük yedeklemeler sayesinde veritabanı hatanın oluştuğu ana kadar geri döndürülebilir. Bu nedenle, yüksek veri kaybı toleransının olmadığı kritik sistemlerde günlük yedeklemeler çok sık aralıklarla (örneğin 15 dakikada bir) alınmalıdır. Bu yaklaşım, kurtarma noktası hedefini (RPO) önemli ölçüde iyileştirir.

Çoğaltma (Replikasyon) ve Sürekli Kullanılabilirlik Çözümleri​


Geleneksel yedekleme yöntemlerinin ötesinde, çoğaltma (replikasyon) ve sürekli kullanılabilirlik (high availability) çözümleri, veritabanı sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Bu çözümler, veritabanının bir veya daha fazla kopyasını aktif olarak tutar ve birincil sistemde bir sorun oluştuğunda otomatik olarak ikincil sisteme geçiş yapılmasını sağlar. Örneğin, veritabanı yansıtma (mirroring) veya AlwaysOn kullanılabilirlik grupları gibi teknolojiler, verileri gerçek zamanlı veya neredeyse gerçek zamanlı olarak çoğaltır. Bu, sadece yedekleme değil, aynı zamanda felaket kurtarma ve iş sürekliliği için de kapsamlı bir yaklaşımdır. Sonuç olarak, bu tür çözümler, felaket anında neredeyse sıfır veri kaybı ve minimum kesinti süresi sunar.

Yedekleme Senaryolarının Test Edilmesi ve Doğrulanması​


En iyi yedekleme stratejisi bile, düzenli olarak test edilmediği sürece etkinliğini kaybedebilir. Veritabanı yedekleme senaryolarının belirlenen aralıklarla test edilmesi ve doğrulanması, olası bir felaket durumunda sorunsuz bir kurtarma işlemi yapılabilmesini garanti eder. Bu testler, yedeklerin gerçekten alınabildiğini, bütünlüğünü koruduğunu ve belirlenen kurtarma süresi hedefleri (RTO) dahilinde geri yüklenebildiğini doğrular. Örneğin, birincil sistemin tamamen çöktüğü bir senaryo simüle edilerek, yedeklerden kurtarma işlemi adım adım uygulanmalıdır. Ayrıca, kurtarılan verilerin doğruluğu ve erişilebilirliği de kontrol edilmelidir. Bu düzenli testler, yedekleme planındaki zayıflıkları ortaya çıkarır ve düzeltilmesi gereken alanları belirler, böylece gerçek bir felaket anında panik yerine planlı bir hareket tarzı benimsenir.
 
Geri
Üst Alt