Threat Hunting: MITRE ATT&CK Matrisi Üzerinden Avcılık

Riches

Astsubay Çavuş
Admin
Katılım
30 Kasım 2025
Mesajlar
441
Reaksiyon puanı
1
Siber güvenlik alanında sıkça karşılaştığımız tehditler, yalnızca savunma mekanizmalarıyla bertaraf edilemeyecek kadar karmaşık hale geldi. İşte bu noktada, Threat Hunting yani tehdit avcılığı devreye giriyor. MITRE ATT&CK matrisi, bu avcılık faaliyetlerinde kullanılabilecek en etkili araçlardan biri. Her bir hücresinde, siber saldırganların kullandığı teknikleri ve taktikleri barındırıyor. Bu matrisi ele alarak, tehdit avcılığının nasıl daha etkili bir şekilde gerçekleştirilebileceğine dair derinlemesine bir bakış açısı sunalım.

Tehdit avcılığı, proaktif bir yaklaşım gerektirir. Saldırganların hareketlerini tahmin etmek ve kendi sisteminizdeki anormallikleri tespit etmek için, MITRE ATT&CK matrisi üzerinde derinlemesine bir analiz yapmalısınız. Örneğin, bu matristeki "Execution" kategorisindeki teknikleri inceleyerek, bir saldırganın hedef sistemde nasıl kod çalıştırabileceğini anlamak mümkün. Burada, PowerShell veya diğer komut dosyası dillerinin nasıl istismar edilebileceğini düşünmek gerekir. Yani, sadece saldırının gerçekleşmesini beklemekle kalmayıp, bu tekniklerin sisteminizde nasıl uygulanabileceğine dair senaryolar oluşturmalısınız.

Veri toplama aşaması ise tehdit avcılığının bel kemiğini oluşturur. Log analizi, ağ trafiği gözlemi ve sistem davranışı izleme gibi yöntemlerle, potansiyel tehditleri belirlemek için gerekli verileri toplayabilirsiniz. Bu noktada, SIEM (Security Information and Event Management) çözümlerinin entegrasyonu büyük önem taşır. Verilerinizi bu tür sistemlerde toplayarak, MITRE ATT&CK matrisi ile ilişkilendirdiğinizde, her bir anormalliği daha net bir şekilde tespit edebilir ve potansiyel tehditlere karşı zamanında müdahale edebilirsiniz. Unutmayın ki, doğru veriyi toplamak ve analiz etmek, tehdit avcılığının en kritik unsurlarından biridir.

Özellikle "Persistence" taktiği üzerinde durmak gerekiyor. Saldırganlar, sistemlere sızdıktan sonra kalıcı erişim elde etme çabası içinde olurlar. Bu nedenle, bu taktiği göz önünde bulundurarak sistemlerinizdeki zayıf noktaları belirlemelisiniz. Örneğin, otomatik başlatma kayıtları veya sistem hizmetleri gibi alanlarda yapılan değişiklikleri izlemek, saldırganların kalıcı bir varlık oluşturup oluşturmadığını anlamanıza yardımcı olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, bu tür izlemelerin sürekli olarak yapılması gerektiğidir. Zira bir kez yapılan izleme, kalıcı tehditleri tespit etmek için yeterli olmayabilir.

Ayrıca, threat hunting sürecinde oluşturduğunuz hipotezlerinizi test etmek için sızma testleri yapmalısınız. Bu testler, belirli MITRE ATT&CK tekniklerini taklit ederek, sistemlerinizin bu tür saldırılara ne kadar dayanıklı olduğunu ölçmenize olanak sağlar. Saldırganların kullandığı yöntemleri simüle etmek, hem mevcut güvenlik önlemlerinizin etkinliğini değerlendirmenizi sağlar hem de güvenlik açığı olup olmadığını tespit etmenize yardımcı olur. Unutmayın ki, teorik bilgi yeterli değil; pratik uygulamalarla desteklenmediği sürece eksik kalır...

Sonuç olarak, MITRE ATT&CK matrisi, tehdit avcılığında vazgeçilmez bir kaynak işlevi görür. Ancak bu matrisi etkili bir şekilde kullanmak, yalnızca bilgilere sahip olmakla sınırlı değil. Gerçek zamanlı analiz, sürekli izleme ve hipotez testleriyle desteklenen bir süreç gerektirir. Her bir adımda, proaktif bir yaklaşım benimsemek, siber tehditlerin önüne geçmek için kritik bir öneme sahiptir. Tehdit avcılığı, yalnızca bir gereklilik değil, aynı zamanda sürekli gelişimi teşvik eden bir süreç olmalıdır. Sadece savunma mekanizmalarıyla yetinmeyin; avcı olun!
 
Geri
Üst Alt